Mazideki Cizre YİBO adında yeni bir sayfa hazırlıyoruz, Cizre YİBO`lu (eski-yeni, öğrenci, öğretmen, personel, veli...) olan kişilerin ilginç, ilgi çekici, hoş hatıraları anmak için hazırlandı.
Bunun için Cizre YİBO`lulardan yayınlanmasını istediği anılarını bekliyoruz...
Gönderilen anılar bu sayfada yayınlanacak ve böylece Cizre YİBO ailesine mensup eski-yeni üyeler hem birbirlerini tanıyacak hem de anılar paylaşılarak maziyi yadetmiş olacağız...
İlk yazımız Erdoğan YILDIRIM hocamızdan teşekkürler
YİBO`DA YAŞAMAK
Arkadaşlar beni tanıyorsunuz kendimi tanıtmama gerek yok.Tanımayanlara da,tanıyanlar anlatsın,çünkü ben hemen konuya girmek istiyorum.İyi kötü hatıralarınızı yazın demişsiniz.Güzel kardeşlerim ben,iyi kötü hatıraların hangi birini yazayım.Cizre YİBO anıları anlatmakla bitmez oranın her saniyesinin derin bir anlamı vardır.Orada nefes bir başka alınır.Orada gün bir başka doğar ve bir başka batar.Günlerin 24 saat olduğu orada bilinmez orada zaman su gibi akar,öyle bir su ki kan olur,hayat olur öğrencilerin damarlarında.Yedi yaşında yanınıza gelen bir çocuk koca bir adam olup ayrılır yanınızda,sonra mesajlarını alırsın Yurdumuzun herhangi bir yerinde ve duyarsın adam gibi adam olduğunu, o an bütün yorgunluklar bir elektrik akımı gibi boşalır vücudunuzda,yeni doğmuş gibi olursun,çünkü karaya vurmuş deniz yıldızlarından birini daha kurtarmışsınızdır.
Orası bir yuvadır,mirastır,bir gül bahçesidir,özverili olma yeridir,orada görev yapmak bir başkadır,doktorluktur,dişçiliktir,hemşireliktir,duvar ustacılığıdır, marangozculuktur, hasta bakıcılığıdır,sağlık memurluğudur,kaloriferciliktir,herkese ana baba olmaktır, nikah memurluğudur,belediye başkanlığıdır,muhtarlıktır,azalıktır,şoförlüktür,servis tamirciliğidir,elektrik tamirciliğidir,elektrik su tesisatçılığıdır,kendinden çok başkalarını düşünmektir,jeneratörcülüktür,bahçıvanlıktır,belleticiliktir,çamaşırcılıktır,tellaklıktır,çatı ustacılığıdır,boyacılıktır,sıvacılıktır,ilaçlamacılıktır,dekorasyonculuktur,sinamacılıktır,
sanatçılıktır,kömürcülüktür,odunculuktur,kantinciliktir,toptan yaş gıda ve kuru gıdacılıktır,kalite kontrolculuktur,arabuluculuktur,iş verenliktir,aşçılıktır,fırıncılıktır,konfeksiyonculuktur,misafirperverliktir,ana kucağıdır,görmeyene göz,işitmeyene kulak,yürüyemeyene ayak,asabi olana pisikolog,sorunu olana rehberliktir.
Eninin balkonunu bahçede izleyip de geç saatler kadar bir kere olsun arayıp evine gidememektir,sofrada yemek olup da yemeğe fırsat bulamadan akşama kadar aç durmaktır,eşinle çocuklarınla 30 metre mesafede olup da ancak telefonla görüşebilmek,ya da arayana bakıp,nazın ailen geçtiği için tekrar kapatıp görüşmeye fırsat bulamamaktır.Öğrencizini doktora götürüp yanında refakatçi kalırken kendi çocuğunu başkalarının doktora götürmesidir.Öğrencilerine veli olurken kendi çocuğuna veli olamamaktır.Daha anlatmakla bitmez,hayatı dolu dolu yaşama yeridir."YAŞAMAKSA,YAŞADIM SAY"demek değil,gerçekten yaşama yeridir.Dikmiş olduğun fidanların ağaç olması ile birlikte sana emanet edilen çocukların da adam olduğunu görmek yeridir.
Neyse kısa kesiyorum ben yaşadığım anıları sadece başlıklarını yazmış oldum,her başlığın altında ise birçok unutulmayacak konu var,zaten benmile birlikte o anları yaşayanlar o hatıraları kafalarında bir bir canlandıracaktır.
Sizi fazla meşgul etmeyeyim çünkü şimdi ekmek gelmiştir sayılacaktır,kontrol edilecektir,su borusu patlamıştır,bir öğrencinin dişi ağrıyordur,yemek mönüsü hazırlanacaktır,bekçi yerinde yoktur,kalorifer derecesi çok yükselmiştir sebebine bakılacaktır,banyo suyu verilecektir derkeeeen işte elektrikler kesildi.... Ama jeneretör niçin çalışmadı ! Eyvaaah ! Kalorifer derecesi de çok yükselmişti ! Kim tutar seni,hemen bırak ve koş,o kadar kişi sende eğitim bekliyor,hayat bekliyor,güven bekliyor,yemek bekliyor......
Erdoğan Hocamın yazısını şimdi okudum. İtiraf etmeliyim kendi meşguliyetlerime dalıp sitemize girmeyi ihmal ettim bir süredir. Şimdi okudum ve Cizre Yibo her aklıma düştüğünde duygulandığım gibi çok duygulandım.Hemen duygularımı sizlerle paylaşmak istedim. Erdoğan Hocam gibi 12 yılımı geçirmedim sizlerle. Sadece kısacık / upuzun bir 2,5 seneyi paylaştık. Erdoğan Hocam kadar güzel de anlatamam belki ama şunu yazabilirim; hala Cizre Yibo dan bahsederken okulum, öğrencilerinden bahsederken benim öğrencilerim, idarecilerimizden bahsederken bizim müdürümüz, bizim müdür yardımcımız diye bahsediyorum. Hala kendimi oraya ve öğrencilerimi de bana ait hissediyorum. Upuzun bir 2 yıl geçmesine rağmen!! Dedim ya Erdoğan Hocam kadar güzel anlatamam belki ama şunu söyleyebilirim Cizre Yibo, üniversiteden henüz mezun olmuş, evinden hiç ayrı kalmamış yeni bir öğretmen için, anne -baba, memleket özlemi çekerken bir sürü sevgiye, şefkate aç öğrenciye anne baba olmaktır. Başın ağrıdığında bile annene naz yapıp dert yanarken, öğrencilerinin hastlıklarına, dertlerine çözüm bulmaya çalışmaktır. Saat başı eve çağırıp ilaçlarını içirmektir. Kendi yanlızlığını memleket özlemini onlarlla avunarak dindirmektir. Ne zaman tayin olup gideceğim diye gün sayıp, şimdi buram buram sizleri özlemektir. Keşke memlekete bu kadar uzak olmasaydı diye hayıflanmaktır. Cizre Yibo hem öğrencisi, hem öğretmeni için unutulmaz bir okuldur.
Duygularımı düşüncelerimi yazmakla bitiremem. Son olarak şunu yazmak isterim Cizre Yİbo benim için büyük tereddütlerle gittiğim ilk görev yerimin vazgeçilmez, unutulmaz bir yer olmasını sağlayan sevgi dolu beraberliktir.....
Bütün öğrencilerime ve Arkadaşalrımıa sevgilerimle....
Cizre YİBO İngilizce Öğretmeni
Burcu ALKAŞ
Üçünçü yazımız
.... fayda etmez.
Burada kıymetli öğrencilerimize seslenmek istiyorum.Cizre YİBO`ya ait bir site oluşturduğumuzdan bu güne kadar dikkatimi çeken bir nokta üzerinde durmak istiyorum.Özellikle öğrencilerimizden gelen mesajlarda hep bir pişmanlık ifadesi var.Pişmanlık içerikli mesajlarınızı kopyalayıp buraya yapıştırsam inanın birkaç sayfa olur.Ama ben kopyalamayayım sizler isterseniz bir bakın.Arkadaşlar bizler hep üç dakika sonrasını düşünmeden yaşayan insanlar olduğumuz için her zaman geçen üç dakikamıza dönüp yanarız.Gerçekten bizler üç dakika sonrayı düşünmeden yaşarız halbuki bizler hep ileri düşünceli olmalıyız ,üç -beş - on - on beş yıl sonrayı hesaba katarak yaşamalıyız.Her zaman bizim bir öz geleceğimiz olmalı o öz geleceğe dair ideallerimiz olmalı hedeflerimiz büyük olmalı mesela "BEN DÜNYAYA YARARLI BİR ADAM OLCAĞIM" gibi.Bu hedefin içine sen ne bırakırsan bırak.Ama bizler hep anlık yaşıyoruz yani anı yaşıyoruz,bakın sizlere çocuklar demiyorum arkadaşlar diyorum hiç bir pişmanlığın geçmişi geri getirmediğini biliyorsunuz,en azından bu pişmanlıklarını belirten abilerinizin sözlerine kulak verin ve yaşadığınız şartlar ne olursa olsun sadece hedeflerinizi düşünün ve o hedeflere varmak için içinde bulunduğunuz şartların size sunulmuş ALTIN YILLAR olduğunu bilin ve bilin ki geleceğe dönük planı hedefi olmayan insanlar ileride sadece PİŞMAN olurlar.Ama bizim her zaman ah vah eden insanlara değil elindeki imkanları en iyi şekilde değerlendirmesini bilen insanlara ihtiyacımız var.Unutma! Şimdi ne olduğuna inanıyorsan yarın mutlaka o olacaksın!Artık dünle ilgilenmemenizi hep yarınlarla ilgilenmenizi dün geçmiştir artık yarin pişman olmamak için SENİ PİŞMAN ETTİRMEYECEK bir yol haritan olmalı ve geleceğe dair hedeflerine sağlam adımlarla ilerlemelisin.Her zaman en iyi olmalısın,en iyi olmak için elinden geleni yapmalısın.Asla yarini düşünmeden yaşayıp sonra PİŞMAN olmamalısın... SON PİŞMANLIK FAYDA ET - Mİ - YOR
Dünyanın her yerinden herkesin yenileceği bir yer vardır. Kimilerini yenilgi yıkar , kimileriyse zaferle küçülür, bayağılaşırlar. Büyüklük, hem yenilgiyi, hem de zaferi kabullenebilen kişilerde yaşar. John Steinbeck